İstanbul
02 June, 2026, Tuesday
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Prof. Dr. Mustafa Sarı: "Müsilaja karşı acilen harekete geçmeliyiz"

Prof. Dr. Mustafa Sarı: "Müsilaja karşı acilen harekete geçmeliyiz"
Mart ayında denizde köpük haberleriyle karşımıza çıkan, haziran ayından itibaren de temizlik seferberliğiyle gündeme gelen müsilaj (deniz salyası) konusu hala aciliyetini koruyor mu? Eylül ayındaki son durumu Çevre TV’ye aktaran Prof. Dr. Mustafa Sarı çok özel açıklamalarda bulundu.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nde Mart ayından bu yana devam eden müsilajın etkilerini ve geldiği son durumu Çevre TV’ye anlattı. Prof. Dr. Mustafa Sarı, bireyden kurumlara herkesin müsilaj konusunda üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti.

MÜSİLAJA NEDEN OLAN ÜÇ TETİKLEYİCİ MADDE

Sarı, müsilaja neden olan birçok faktör olduğunu ancak üç tane tetikleyici maddenin bir araya geldiğinde ana unsur olduğunu belirterek şunları söyledi. “Müsilaja neden olan çok faktör var ama üç tane tetikleyici bir araya gelince müsilaj ortaya çıkıyor. Birincisi, küresel iklim değişikliğine bağlı yüzey sıcaklıklarının artması, Marmara Denizi 2021 yılında 1982 yılında bugüne kadar ki ortalama sıcaklıktan 2,5 derece daha sıcak. Yaklaşık 40 yıllık ortalamanın 2,5 derece daha üstünde bir sıcaklığa sahip. İkincisi, deniz şartlarının durağan olması. Denizin dibiyle yüzeyi arasındaki karışımların azlığı. Üçüncü ve son olarak da besin elementlerinin fazlalığı. Azot, fosfor gibi elementlerin (evsel, endüstriyel kökenli vb . atıklar) oranı yüksek.  40 yıldır 25 milyon insanın atığı doğru düzgün arıtılmadan Marmara’ya akıtıldı. 2021 yılında bu üç tetikleyici bir araya geldi.

HERKES TESİSLERİNİN MÜKEMMEL ÇALIŞTIĞINI SÖYLÜYOR

Türkiye endüstrisinin yarısının Marmara Denizi çevresinde konumlandığını ve akarsuların zehir aktığını önemle vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Yüreği yeten varsa Nilüfer Çayı’nda, Gönen Çayı’nda, Ergene Nehri’nde yüzünü yıkasın. Belediye başkanları arıtma sistemlerinin tıkır tıkır işlediğini söylüyor. Sanayicilerimiz tesislerinden bir damla atık çıkmadığını söylüyor. Her şey yolundaysa bu müsilaj nereden çıkıyor? Herkes tesislerinin mükemmel çalıştığını söylüyor. Mükemmel çalışan bir şey yok. “ sözlerini aktardı.

YÜZEYDE GÖRDÜĞÜMÜZ MÜSİLAJ TOPLAM MÜSİLAJIN BİNDE BİRİ DEĞİL

Marmara Denizi Koruma Eylem Planı’ndan da bahseden Sarı, şunları söyledi. “Marmara Denizi Koruma Eylem Planı’nın (22 maddelik bir eylem planı) önemi on kat arttı. Çok iyi plan hazırladık ama heyecanımızı, ciddiyetimizi kaybettik. 8 Haziran’da kurumların katılımıyla yüzey temizliği çalışması başlattık. Müsilaj gözden uzak olunca gönülden de uzak oldu. Temmuz ayında yaptığım dalışlarda müsilajın 5 metreden  30 metreye kadar etkisinin devam ettiğini gördüm. En son 26 Eylül’de dalış yaptım. 40.6 metreye kadar indim. Yaklaşık 20 cm kalınlığında yığılmış bir müsilaj çamuru var. Oradaki canlı yaşamını tehdit ediyor. Oksijeni tüketiyor. Araba büyüklüğünde müsilaj kümeleri mevcut. Akıl gözümüzü kullanmakta tembellik ediyoruz. Eylem planında 8 Haziran tarihine dönmeliyiz. Birlik olarak aynı ciddiyet ve heyecanla yeniden başlamalıyız. Yüzeyde gördüğümüz müsilaj toplam müsilajın binde biri değil.”

BALIKÇININ ZARARINI KİM TELEAFİ EDECEK?

Sürdürülebilir balıkçılığın aciliyetini de vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Sarı, balıkçıları zarar gördüğünü ve bu gidişle zararın artacağını belirtti. “Sürdürülebilir balıkçılığa acilen geçmemiz gerekiyor. Balıkçının zararını kim telafi edecek? Doğru bir noktadan başladık ancak süreci doğru ilerletemedik. Kasım ayında müsilaj oluşma ihtimali çok yüksek. Bu sene oluşursa daha uzun bir periyotta denizdeki köpükleri göreceğiz. Müsilajın asıl zararı denizdeki yaşama yönelik. Doğal hayat çok zarar gördü.”

DENİZE YARDIM KAMPANYASI BAŞLATILMALI

Bununla beraber denizlerin temizliğinden her bireyin sorumlu olduğuna dikkat çeken Sarı, önemli bir kampanya sinyalinin de ışığını yaktı. “Denizin zamanı yok. Denize yardım etmemiz gerekiyor. Denize Yardım Kampanyası başlatmamız gerekiyor. Marmara çevresinde yaşayan yaklaşık 25 milyon insan bireysel olarak bu kampanyaya katkı sağlamalı. Hepimiz evlerimizde atık yağlar bulunduruyoruz. Atık yağların bir çay bardağı kadarı yaklaşık 10 ton deniz suyunu kirletiyor. Lütfen bunu yapmayalım. Onları belli bir şişede biriktirelim. Belediyelerin atık yağları toplama sistemi var. Yerel yönetimleri arayalım ve deniz kirliliğinin önüne geçelim. Çamaşır suyu, deterjanların kullanımını azaltalım. Bir damlası bile denizleri tonlarca kirletiyor.”

 

 

KAYNAK: Balık Haber Merkezi (Merve Akman)

Kaynak: Balık Haber Merkezi

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!