İstanbul
17 Nisan, 2026, Cuma
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

TÜDAV’dan açık çağrı: “Karadeniz’de savaşın deniz çevresine etkileri incelensin”

TÜDAV’dan açık çağrı: “Karadeniz’de savaşın deniz çevresine etkileri incelensin”
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı, savaşın deniz çevresine mevcut ve gelecekteki olumsuz etkilerini aktarmak için basın açıklaması yaptı. Rusya ve Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de biyoçeşitlilik, deniz, gıda ve çevre güvenliğinin tehdit altında olduğunu belirten TÜDAV, “Karadeniz gibi kapalı bir denizin çevresinde olan savaş doğal hayatı birçok yönden olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Rusya ve Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de oluşan olumsuz durumları aktarmak için basın açıklaması yaptı. Resmi sitesi üzerinden yapılan açıklamada, savaşın olumsuz etkilerine dikkat çekildi.

Savaş doğal hayatı olumsuz etkiliyor

Savaşın doğaya verdiği zarar ve olumsuz etkinin hak ettiği ölçüde konuşulmadığını dile getiren TÜDAV, ‘’ Yanı başımızda bir aydan fazladır devam eden Rusya/Ukrayna Savaşı’nda her gün iç karartıcı insan dramlarını ve savaşın acımasızlığı izleniyor. Savaşın doğaya verdiği zarar ve olumsuz etkiyse ne yazık ki hak ettiği ölçüde konuşulmuyor. Oysa Karadeniz gibi kapalı bir denizin çevresinde olan savaş doğal hayatı birçok yönden olumsuz etkiliyor. Bu deniz zaten aşırı balık avcılığının yapıldığı, iklim değişimlerinin olumsuz etkisinin başta yabancı türler nedeniyle hızlı görüldüğü, başta kara kökenli kirleticilerle kirletildiği ve ötrifikasyonun görüldüğü (deniz suyunda besin artışı) sonuçta biyoçeşitlilikte bir krizin yaşandığı bir su alanıdır’’ dedi.

Azak Denizi, Tuna Deltası ve Odesa Körfezi’nde bulunan sulak alanlar ve biyosfer rezervleri biyoçeşitliliğin en kırılgan olduğu yerler olduğunu belirleyen TÜDAV açıklamasında, “Bu bölgeler özellikle kuşların göç yolları üzerinde bulunmaktadır. Her gün bombaların, silahların patladığı bu alanlarda üreme ve beslenmek için seçen, göçen ve yumurtlayan türlerin tehdit altına girmesi kaçınılmaz. Diğer yandan, onlarca askeri geminin bulunduğu, manevra yaptığı, ateş alarak yandığı, balistik füzelerin düştüğü Odesa Körfezi Karadeniz’de kıyısal balık türlerinin ve yunusların beslenme alanlarıdır. Ayrıca, bu bölgede birçok denizel canlı türüne yaşam ortamı sağlayan ve Karadeniz’de hızla azalan, koruma altında bulunan kırmızı alg yataklarının tahrip olması biyoçeşitlilik için endişe kaynağıdır’’ ifadelerini kullandı.

Hidrolik savaş

Savaş sırasında cephe hattı olarak kullanılan Dinyeper Nehri bölgenin büyük bir tarımsal sulama ve içme amaçlı su kaynağı olduğunu vurgulayan TÜDAV, “Bu kaynağın savaş mühimmatlarından çıkan gaz ve zehirli kimyasallarla kirletilmemesi mümkün değildir. Kamuoyuna yansıyanlara göre bir “hidrolik savaş”tan bahsedilmektedir. Yani nehrin yatağının değiştirilerek güçlü bir su debisinin saldıran taraf için bir engel olarak kullanıldığı iddia edilmektedir. Bu ise kirleticilerin geniş bir alana yayılması demektir. Diğer yandan, bir savaş yöntemi olarak çevrenin bilinçli bir şekilde değiştirici yöntemlere tabi tutulması da “Askeri amaçlarla ya da daha başka düşmanca amaçlarla çevrenin değiştirilmesi tekniklerinin kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin sözleşmeye (ENMOD) göre yasaklanmıştır’’ dedi.

Savaş nedeniyle Karadeniz’e atılan, kopan ve sürüklenen mayınların kesin sayısının bilinmediğini aktaran açıklamada, “Savaş nedeniyle Karadeniz’e atılan, kopan ve sürüklenen mayınların kesin sayısını kimse bilmemektedir. Türkiye ve Romanya’da bulunan mayınların patlatılması sırasında deniz ekosistemine ve canlılara verilen zararların boyutlarını bilinmemektedir. Ne kadar canlı türünün öldüğü, bunları patlatırken bir çevre standarttı olup olmadığı da bilinmemektedir. Bu mayınları kimin attığı, eski mi yoksa yeni mi o konuda bile çelişkili açıklamalar bulunmaktadır. Rus kaynaklarına göre Azak Denizi ve Kerç Boğazı’nın da mayınladığı anlaşılmaktadır. Bu doğruysa, tehlike sadece Batı Karadeniz’de değil Doğu Karadeniz’de de deniz ulaşım ve ticaret hatları tehdit altındadır. İki ülkenin gerçek bilgileri başta Uluslararası Hidrografi Bürosu (IHO) ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) gibi ilgili uluslararası kurumlar ile kıyıdaş ülkelere şeffaf bir şekilde vermeleri gerekmektedir’’ denildi.

Zararları karşılayacak komisyon kurulmalı

Mayın korkusu ve tehlikesi yüzünden İğneada’dan Kefken’e kadar balık avcılığının gece yasaklanması kapsamında yapılan açıklamada, savaşan ülkelere savaş sonunda Türk balıkçılarının zararlarını karşılayacak bir komisyonun kurulması gerektiği belirtildi.

Yoğun bombardıman sonucu toprağa ve suya daha sonrada denize karışan yanıcı, yakıcı, zehirleyici, radyoaktif ve patlayıcı savaş mühimmatlarının ekosistemde nasıl tahribat yaptıkları ve savaş sonunda yapacakları incelenmesi gerektiği vurgulandı. TÜDAV, Karadeniz ülkeleri ve Birleşmiş Milletler’in ilgili uzman kurumlarının ortak bir komisyonla savaşın çevresel tahribatıyla ilgili durumu incelemesi ve kamuoyunu bilgilendirmelerini önerdi.

TÜDAV’dan görev çağrısı

“Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu”ndan açıklama bekleyen TÜDAV, kurumu göreve çağırdı.  Öte yandan TÜDAV, savaşın deniz, atmosfer ve yer sistemine ve canlı yaşamına olan etkisi etraflıca incelenmesi için bölgesel bir izleme programı başlatılmasını önerdi. Savaş nedeniyle Karadeniz’de deniz, çevre ve gıda güvenliği tehdit altında olduğunu aktaran açıklamada, ‘’ Türkiye’nin bu konuda gecikmeden bir inisiyatif alması çok yerinde olacaktır. Diğer yandan, savaş hukukuna göre dini yapılar, hastaneler, arkeolojik alanlar vs. bombalanmaktan imtina ediliyorsa buna en azından başta sulak alanlar gibi hassas ekosistemlerin de eklenmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır’’ denildi.

Balık Haber Merkezi

Kaynak: Balık Haber Merkezi

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!