Ömer Faruk KARA "BALIKÇILIĞIMIZDA SORUNLAR, UCUZ BALIĞA İSYAN, AV TAKVİMİ VE AV KAYIPLARIMIZ"
26 October 2026, Monday 08:35
14.10.2026 tarihinde medyada “ucuz balığa isyan”başlıklı videoda palamut avının “Yoğun avcılık nedeniyle piyasaya arz edilen palamut miktarının artması balık fiyatlarının düşmesine ve balıkçıların ekonomik kayıp yaşamasına neden olmaktadır. Palamut avcılığına geçici olarak ara verilmesi yönünde talebimize tüm sektörlerimizin uyumunu talep ediyoruz.” İstanbul Deniz Ürünleri Üreticileri Birliğince yasaklanması istenmektedir
Bilindiği üzere bu sene Karadeniz ve Marmara da palamut balığı 1 Eylül ’den bugüne yoğun av vermektedir. 1 Eylül ayından bugüne değin Karadeniz ve Marmara da avlanan palamut miktarının (Trabzon Ordu, Giresun, Samsun, Sinop, Akçakoca ve İstanbul Balıkhanelerinden geçen gırgır teknelerinin avladığı palamut küçük balıkçı dahil) 15 bin tonun üzerinde olduğu açık kaynaklarca tahmin edilmekte.
Karadeniz ve Marmara da av yapan gırgır teknelerimiz sayısal olarak Karadeniz limanlarına kayıtlı 384, Marmara denizlerine kayıtlı 174 adet olup, toplamda 558 adettir. Bu tekneler gerek donam gerekse birim av gücü etkinliği açısından üstündür.
Yaklaşık 50 adede yakın gırgır teknesi de, denizlerimizde yeterli miktarda balık bulamadıkları için bazı batı Afrika ülke denizlerinde av yapmaktadırlar. Söz konusu yüksek av gücüne sahip bu donanımlı gırgır teknelerimiz, ağ sardığı balık sürüsü yoğun olduğunda, pazara arz edilen balık, tüketici gereksiniminin çok üzerinde olacağından, mezatta palamut için teklif edilen fiyatın balıkçıyı tatmin etmeyeceği gerçeği inkâr edilemez. Gırgır balıkçısının isyanı balığı yoğun avladığında avlanan balığın raf ömrünün hemen hemen günlük olması nedeniyle elden çıkarmak için yok fiyatına satmak veya denize dökmek zorunda kalmasıdır.
Geçmişte yoğun avlanan balıklar, hamsi, sardalya, palamut, tüketiciler tarafından tuzlanır, palamut lagarda yapılır, özellikle orkinos Et ve Balık Kurumu soğuk hava depolarında muhafaza edilerek sorun çözülürdü. Günümüzde özellikle gırgır balıkçısının bugün olduğu gibi gelecekte de karşılaşacağı varsayımından hareketle, avlanan balığın fiyatı acısından arz talebin dengelenmesi, balık avının yasaklanmasından ziyade, avlanan balığı satıştan çekip, dayanıksız tüketim ürünü olan balığın, raf ömrünü en az 5-6 gün ilk tazeliğine uzatacak (0o - +4oC) soğuk muhafaza zincirinde saklamak en sağlıklı yöntem olacaktır. Bildiğim kadarıyla, ülkede yeteri kadar, meyve, sebze gibi ürünlerin raf ömrünü uzatacak soğuk muhafaza zincirleri var. Bugün olduğu gibi, gelecekte de balığın yoğun avlandığı ekstrem durumlarda balık için, özel maksatlı ve balığın raf ömrünü en az ilk tazeliğinde 5-6 gün uzatacak özellikle; balık av çıkış noktalarında yeterli soğuk hava muhafaza depolarına gereksinim varsa, balıkçılıktan sorumlu kurum ve kuruluşların, iyi bir planlama ile, bu konuyu gündeme alarak, balık çıkış noktalarında yerel yönetim ve balıkçılık kooperatiflerinin de iştirakiyle, kurulacak soğuk muhafaza depoları, balıkçının yoğun balık avında oluşan, fiyat arz- talep dengesine çare olabilir.
Bu bağlamda yazı başlığındaki “ucuz balığa isyan” bize, sucul canlı kaynaklarımızın stok boyutunu ölçmeden olsa olsa metodu ile avladığımızı göstermektedir. Balıkçılık yönetim ve araştırmalardan sorumlu kurumlarımız veya balıkçılıkla ilgili üniversitelerimiz, ekonomik önemi haiz gerek pelajik gerekse demersal balık stoklarımızın büyük ekseriyetinin yumurtlama mevsimi olan (sardalya hariç) mayıs - ağustos ayları arasında denizlerimizde en az, iki kez yumurta araştırmalarıyla söz konusu ekonomik önemi olan pelajik ve demersal balıkların yumurtlama mevsimlerinde, mil kare veya metre karede, günlük yumurta üretimlerini konu alan, ihtiyoplankton araştırma çalışmalarıylabalık yumurtlama sahalarını, yumurta yoğunluk dağılım haritalarını saptayarak, balık av sezonunda hedef tür balık stoklarının nasıl bir yoğunluk boyutunda olacağının gerekçeli belirleyicisi olacaktır.
Bu çalışmalar bize, yumurta döken, hedef tür dişi balığın ve yine örneklenen eşeysel olgunluğa erişmiş dişi- erkek balık oranı kıyaslaması ile, biyolojik açıdan yumurtlayan dişi balık stokundan toplam avlanabilir balık miktar tahminini kabul edilebilir hata ile verebilir. Hesaplanan avlanabilir miktar, sağlıklı bir av takvimi (av kotası veya avlanma süresi) ile, endüstriyel av filomuzun av sezonunda optimum avlaması gereken avın miktarını bilime dayalı hesaplamamıza yardımcı olacaktır.
Av Takviminin Güncellenme Zorunluluğu ve Balıkçılığımızdaki İniş-Çıkışlar
Türkiye denizleri on yıllardır 15 Nisan-31 Ağustos tarihleri arasında 135 gün süreyle avcılığa kapalı olup, 1 Eylül tarihinden 14 Nisan’a kadar 230 günlük süreçte ise avcılığa serbesttir.
Av yasakları denizlerimizde ekonomik önemi olan çoğu demersal ve pelajik balıkların yumurtlama süreçlerinin nisan ayını takip eden aydan, ağustos ayı sonuna kadar devam etmesi nedeniyle uygun görülmüş ve doğru bir uygulamadır.
Ne var ki; bazı ekonomik değeri olan balıklarımız bu genel kuralın dışında kalmaktadır. Bu nedenle özellikle sardalye ve uskumrunun konumunu ayrıcalıklı bir yere koymak gerekmektedir. Çünkü balıklardan sardalyenin yumurtlaması kasım ayında başlar en yoğun yumurtlama zamanı ise şubat ayında olup, mayıs ayı sonuna kadar devam eder. Oysa bu süreçte Uskumru Marmara da Mart 15’ten Haziran 15’e kadar, kolyoz Haziran 15’ten ağustos sonuna kadar yumurta döker. Çaça balığının yumurtlaması Karadeniz’de bütün yıl boyunca olup, yaz aylarında azalır. Mezgit ve berlam balığının yumurtlaması, 15 Ocaktan haziran sonuna kadardır. Dolayısıyla söz konusu balıkların konumlarının dikkate alınmaması bir noksanlık olup, giderilmesi bir gerekliliktir.
Mevcut gırgır tekne adedi ve tekne birim av gücü üstünlüğümüz açılarından, mevcut 230 günlük avcılığın denizlerimiz için, çok fazla olduğu gerçeği inkâr edilemez. Bunun somut kanıtı, mevcut balık stoklarının küçülmesi ve birçok endüstriyel balıkçı teknemizin yurt dışı denizlerinde çalışmasıdır.
Sonuç olarak bu zamana kadar bilimden yoksun yapılan avcılıkta her sene karşılaştığımız bir sene yoğun av, bir veya birkaç sene yok denecek kadar az avcılık olmayıp, avcılıktaki üretim iniş – çıkışların yok denecek kadar az olmasını, diğer bir tabirle güdümlü araştırma ve bilime dayalı rasyonel avcılık la sürdürülebilir balıkçılığın yol haritasını hayata geçirmektir.
Dengeli avcılık için, hedef tür balıklar üzerine olan stok tespit çalışma sonuç çıktılarında elde edilen rezervin (stokun) genelde 1/3 avlanır, kalan 2/3 balık denizde türün üreyerek neslinin devamı ve diğer deniz canlılarının beslenmesi için, avlanmaz. Balıkçılık av takviminin güncellenmesi, biyolojik açıdan hesaplanan avlanabilir balık miktarının, bu balığı avlamaya aday teknelere verilen kota, (zaman temelli miktar) tahsisidir. Kotasını dolduran tekne avdan çekilirse, balıkçılığımızdaki avcılık iniş- çıkışları asgari düzeye indirilebilir. Mevcut balıkçılık gün sayısı, başta hamsi olmak üzere birçok pelajik hedef tür balığın satış boyun altında avlanması ve stoklarının çökmesine neden olmuştur. Avlanma gün sayısını 120 günle sınırlayıp, her gırgır balıkçısına hedef tür balıklarımızda, avlama sınırı içerikli kota verilebilir. Endüstriyel balıkçımız için, 1 Eylül balık av başlangıcı olamaz. Olmamalı;çünkü çoğu balığın yumurtlama ayları olan mayıs-ağustosta, stokun çok yoğun bir kısmını henüz 2-4 aylık genç bireyler oluşturur. Deniz suyu av başlangıcı olan 1 Eylül’de henüz soğumadığı için, yumurtlayan anaç bireyler dağınık gezer sürü oluşturmaz, dağınık balık gırgır avı için ekonomik olmaz.
Şekil: 1’le verilen grafikte, ekonomik değeri olan hedef tür pelajik balıklarda görülen, 2000-2020 yılları arasında 20 senelik üretim iniş- çıkışlarında, miktar açısından başı hamsi avı çekmektedir. 20 yıllık hamsi av periyodunda, maksimum üretim 2002 ve 2007 yıllarında yaklaşık 400 bin ton/hamsi yıla kadar gerçekleşmiş olup, 2007 yılından sonra 2018 yılına kadar olan süreçte hamsi popülasyonu kümülatif artış ve azalışlarla yıllık 100 kusur bin ton aşan üretim kayıplarıyla, 2020 yılında en yüksek av 200 bin ton/yıl olmuştur. Son 2018-25 yılları arasındaki hamsi av verimindeki artış ve azalışlar tablo: 1. de verildiği gibi olup, 8 yıllık süreçte,150 bin ton hamsi/yıl av, ancak iki kez (2023-2025 yıllarında) 100 bin tonluk bir artışla 274 bin ton/ yıl av vermiştir. Buda balıkçılık bilimi dışlanarak, yapılan vahşi avlanma sonucu hamsi stokunun azalarak küçülmesi ve sürdürülemez boyuta taşındığının somut göstergesidir.

Şekil:1. Ekonomik önemi olan pelajik deniz balıklarının 2000-2020 yılları arasında gerçekleşen av verileri (TUİK. 2022)
Tablo:1. 2018-25 yılları arasında avlanan hamsi miktarları (TUİK. 2025)
Yıllar | 1018 | 2019 | 2020 | 2021 | 2022 | 2023 | 2024 | 2025 |
Hamsi ton | 96452 | 262544 | 171253 | 151598 | 125980 | 273915 | 153175 | 246261 |
Mayıs haziran temmuz aylarında larva safhasını geçiren hamsiler, genelde hayatlarının onuncu ayında yaklaşık 6.5-7.0cm. boyunda, ovaryumları gelişen ve bir yaşından itibaren de yumurtlama döneminde her gün yumurta döken bir balıktır. Hamsi balığı sahip olduğu bu biyolojik özelliği nedeniyle, aşırı avlanma sonucu küçülen stok boyutunu kısa sürede, (bir sene var yılı bir sene yok yılı olarak)yenileme özelliğine sahip ekonomik önemi olan bir balık türüdür.
Deniz Balıkçılığımız Genelindeki yıllık Av Kayıplarımız:
Aşağıdaki 2015-2024 yılları arasında tablo: 2. İle gösterilen avcılık verilerinde, deniz avcılığında, 2015 yılında 400 bin ton/yıl üretimden 2019 yılına kadar her 3 yıl için ortalama 100 bin ton balık/yıl azalışı, yine 2023 yılında, 400 bin ton/yıl üretim,2024 yılında yaklaşık 100 bin ton yıl/balık üretim azalışı ve her üç senede bir toplamda 300 bin ton yıl/balık üretim azalışı şeklinde olmaktadır. Balık avcılığımızda bu rakam ekonomik açıdan hiç de küçümsenecek bir üretim kaybı değildir., Bilime dayalı bir avcılıkla bu kayıplar kapatılabilir, hatta avcılık üretimi 500 bin ton yıl balık üretim bandına taşınabilir. Bu konu balıkçılık bilimi ve balık nüfus (popülasyon) dinamiği açısından tartışılarak doğadan avlanmada sürdürülebilir balıkçılık için doğru bir yol bulunmalıdır.
Tablo: 2. 2015- 2024 Yılları Arası Türkiye toplam balık Üretim Miktarları ( TUİK. 2025)
Balıkçılığımızın son on yıllık dönem incelendiğinde, doğadan avlanan balık miktarının yerini giderek tesislerde üretilen kültür balıklarının aldığı tablo: 2 de net bir şekilde görülmektedir:
Lüfer Balıkçılığımızdaki Av Kayıpları:
Türkiye deniz balıkçılığında önemli bir ekonomik değeri olan lüfer balığı atlas okyanusundan Karadeniz’e beslenme göçü yapan karnivor bir türdür. Lüfer beslenme göçü sırasında mayıs haziran, temmuz aylarında, bulunduğu Marmara ve Karadeniz de yumurtlar. Defne yaprağı ve çinakop olarak isimlendirilen 12-16cm.boylarındaki lüfer yavruları bir eylülde, ekim kasım aylarında 22-25cm. boyla erişin lüfer yavruları sarı kanat adıyla Karadeniz ve Marmara denizlerinde gırgır balıkçılığının önemli bir av kaynağıdır.
Türkiye denizlerinde av veren lüfer stoklarının 25 yıllık üretim boyutları (şekil: 2. ve tablo: 2,de) verildiği gibidir. Şekil: 2.de, 2002 yılında 25 bin ton üretim yıllar itibariyle kümülatif bir azalışla 2005 yılında 18 bin ton, 2006 da yılında 8 bin ton ve 1-2 bin tonluk iniş- çıkışlarla 2015 yılında 4 bin ton lüfer/yıldır. Lüfer avının 2018 -2025 yılları arasındaki üretim dalgalanması yaklaşık 6 bin ton lüfer/yıl dan 2025 de 1 500 ton lüfer/ yıla düşmüştür.
Lüfer balığında gözlemlenen kayıplar, 10 yıllardır güncellenmeyen 1Eylül av sezonu açılış takvimidir. Eşeysel olgunluğa erişen lüfer, yumurtasını mayıs-ağustos ayları arasında bulunduğu denizlerde (Ege, Marmara ve Karadeniz de) peyder pey döker.

1 Eylül’de açılan balık av sezonunda defne yaprağı ve çinakop adı altında isimlendirilen lüfer yavruları 12-16 cm. boyları asında balıkçılarımız tarafından yoğun olarak avlanır. Gelecek yılın stokuna katkıda bulunacak lüfer eşeysel olgunluğa erişemeden avlandığı, bir diğer tabirle doğum kontrolü yapıldığı için, 2005 yılından bugüne kadar lüfer stokları maalesef denizlerimizde kendini yenileyemedi.
Palamut Balıkçılığımızdaki Av Kayıpları:
Palamut balıkları beslenme ve yumurtlama göçleri nedeniyle, Türkiye denizleri balık stoklarının yenilenmesinde önemli bir katkısı olan atlas okyanusu orijinli balıklardan biridir. Palamudun yumurtlaması denizlerimizde, genelde mayıs, haziran, temmuzaylarında, Marmara ve Karadeniz de olmaktadır. Palamudun en verimli yumurtlama dönemi 2 yaşından sonradır. Yetişkin bir dişi palamut yılda 80 bin ile 2 milyon arası yumurta bırakabilir. Palamut, yumurtlama döneminde 3 veya 4 defa yumurtlayabilir.
Bunun en somut kanıtı, 1 Eylül ‘de başlayan av mevsiminde, 15-20 cm. boy aralığında 200-250gr.olan 3-4 aylık palamut vonozu ve çingene palamudu olarak balık satış reyonlarında yer almalarıdır. Palamut çok hızlı büyüyen ve kısa sürede larva safhasından sonra 5-6 ayda, 750-800gram ağırlığa erişen, 18 -27 derece sıcaklığa sahip sularda iyi beslenen, 12-13 derece sıcaklığa tolerans gösteremeyen bir balık türüdür. Aralık, ocak, aylarında su sıcaklığı 12-13 derecelere düşen Karadeniz de barınamayan palamutlar, İstanbul boğazından geçerek Marmara denizinin Akdeniz orijinli suyunda barınabilirler. Çanakkale boğazı yoluyla Ege ve Akdeniz’e geçerek göç dönüşünü tamamlarlar. Palamut beslenme ve dönüş göçlerinde, Marmara, İstanbul boğazı ve Karatenizde yoğun av verir.
Şekil:3.ve tablo;3., de verilen 25 yıllık palamudun üretim miktar akışında, palamudun 2005 de 70 bin ton ve yine 7 sene sonra, 2012 de 35 bin ton/yıl av vererek iki önemli pik yaptığını görüyoruz. Bu azalışlar 2014 yılında yaklaşık 19 bin ton ve 4 yıl sonra 2018 de 31 bin ton av, 2019 yılında, 1.500 ton, 2020 de 22 bin ton, 2022 ve 2024 de 50 bin tonla bir yıl var, bir yıl yok, yılı olarak devam etmiştir.


2026 yılında 1 Eylül ’de başlayan av mevsiminden bugüne kadar yaklaşık 50 günde avlanan palamut miktarının 15 bin tonun üzerinde olduğu açık kaynaklarca yazılmaktadır.
Geçmişte, 1Eylülde başlayan av mevsiminde genelde balık satış reyonlarında 15-20cm. boyda palamut vonozu ve çingene palamudu, ekim kasım aylarında ise, 400-600gram ağırlığında palamutlar olurdu. Bu sene 400-600gr. ağırlıktaki palamutlar, eylül ayında avlandı. Ekim ayında avlanan palamutlar 600 -700 ağırlığa ve 35 cm. boya ulaşmış durumda.Bu durum, günümüzde izlenen iklim değişikliğine bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının artması nedeniyle palamutların yumurtlamasının en erken nisan ayında başlayıp, 5-6 ayda kazanacakları ağırlık artış ve boyca büyümenin eylül, ekim aylarında gerçekleşmiş olacağını akla getirmekte.
Dikkate alınması gereken husus:
Sucul canlıların yenilenmesi veya çoğalması ancak üremeyle ve denizlerdeki bölgeler arasında cereyan eden göçlerle gerçekleşir. Normal koşullarda diğer bir ifade ile dengeli avcılık uygulamalarında avcılık rakamlarının da dengeli olması gerekir. Oysa; 25 yıllık TÜİK istatistik kayıtlarında ekonomik önemi olan deniz balıklarımızın üretiminde yıllar itibariyle önemli düşüşler belirgin bir şekilde görülmekte ve her geçen balıkçılık sezonu bir diğer seneyi aratmaktadır (Şekil,1., tablo,1., şekil,2., talo,2., şekil,3., tablo,3.)
Ekonomik öneme sahip balıklarımızın avında görülen yıllık kayıpların nedenleri ancak bilime dayalı güdümlü yapılan balıkçılık araştırma çalışmalarıyla saptanabilir. Maalesef bu konuda balıkçılıktan sorumlu kurum ve fakültelerimizde yeterli ve istekli bir caba henüz yok.
Balık Stoklarının Yenilenmesi ve Optimum Avlanma:
Azalan veya çöken balık nüfusunun kendini yenileyebilmesi, balıkların üreme mevsimlerinde ortama bırakacakları günlük döllenen yumurta miktarının yoğunluğuna, beslenme ve yumurtlama göçleriyle, diğer denizlerden gelen göçmen balıkların nüfus yoğunluğu ile mümkün olabilir.
Denizlerimizin, ekonomik öneme ve yoğun nüfusa sahip yerli pelajik balıkları, hamsi, sardalya, istavrit, uskumru, kolyoz, çaça, mezgit vb. türler olup, palamut, lüfer, orkinos, kılıç balıkları Atlantik orijinlidir. Bu türler göç balıkları olup, beslenme göçünü Akdeniz’den Karadeniz’e kadar yaparlar. Palamut ve lüfer balıklarının Karadeniz’e kadar olan göçünde genelde yumurtlamaları Marmara ve Karadeniz’de gerçekleşir.
Eğer biz söz konusu pelajik balıklarımızın avında izlediğimiz aşırı avlanma sonucu oluşan bir sene veya birkaç sene yokluk, sonra bolluk sarmalarından en az hata ile, her sene optimum bir düzeyde avcılık yapmak istiyorsak, ki istiyoruz. Bu bir zorunluluk.
Optimum avcılık konusunu, deniz ve balıkçılık bilimi açısından irdelersek, denizlerimizde her sene balıkların yumurtlama ve avlanma mevsimlerinde (sonbahar, kış) avcılık devam ederken, bilim odaklı, yapılan araştırma sonuç çıktıları ışığında, mevcut av yasakları ve avcılık sezonu av takvimini, güncelleme zorunluluğumuz olacaktır.
Yumurtlama mevsiminde yapılan ihtiyoplankton araştırma verileri sonuç çıktılarından; mevcut dişi yumurtlayan balık miktarı, günlük yumurta üretim sıklığından, örneklenen numunelerden erkek- dişi ve eşeysel olgunluğa erişmemiş balık oranı kıyaslaması ile türün toplam stok boyutu tahmini hesaplanabilir.
Avcılık mevsiminde akustik aletlerle hedef tür balığın stok tespiti yapılarak mevcut rezerv hesaplanabilir.Hesaplanan rezerv türün yaş kompozisyonundan, sürdürülebilir balıkçılık için, avlanabilir miktarın toplam stokun yüzde kaçı olacağı hesaplanır.
Hesaplanan avlanabilir rakamın av sezonunda gerçekleşebilmesi için, mevcut endüstriyel av gücüne göre, zaman sınırlı, her tekne için günlük av kotası tahsisi yapılır. Örneğin orkinos avcılığında olduğu gibi.
Denizlerimizde balık stoklarımızın azalarak küçülmesinin nedeni; sayıca yüksek, yaklaşık aktif 600 adetten fazla gırgır av teknemiz var. 1 Eylül- 15 Nisan aralığında olan 230 günlük avlanma süresi, 600’den fazla aktif gırgır av gücü, denizde var olan balık stokunu çok kısa zamanda avlayabilir. Aşırı avlanan türün stokunun gelecek sene için yenilenmesi söz konusu olamaz. Nitekim; birçok gırgır balıkçısı ocak-şubat aylarında denizde balık bulamadıklarından teknelerini limana bağladıkları medyada haber olmaktadır. Bir kısım endüstriyel balıkçı teknelerimizde, Batı Afrika sahillerinde avlanmaktadır.
Son söz:Ölçülmeden ve bilim odaklı araştırma çıktılarına sahip olmadan “rastgele” yapılan balıkçılık, genel olarak sezon sonunda hüsranla biter.
Emk. Öğr. Gör. Ömer Faruk KARA
Deniz ve Balıkçılık Bilimcisi
KAYNAKCA:
Kara, Ö. F., (2021) denizkartali.com/ülkece-neden-balık-yiyemiyoruz-
Kara,Ö. F., (2026 ) balikhaber.com/makale/surdurulebilir-balikcilik-icin-bilim-ne-diyor.
Kara, Ö. F., (2025) .balikhaber.com/makale/deniz-balikciligimizda-400-bin-ton- yıl-hamsi-av-kotası-çözüm-değil-sorun-ola (bilir
Kara, Ö. F., (2017) Deniz Balıklarının Sürdürülebilir Avcılığında İHTİYOPLANKTON ve önemi 121 sayfa. ISBN 978-605-67213-0-4. İzmir.
TUİK., (2000-25) Sü ürünler İzmiri istatistik bülteni Ankara


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum